Bizi 'tan Takip Edebilirsiniz
 
- Gebelik Öncesi
- Riskli Faktörler
- Gebeliğe Hazırlık
- Gebelik Takvimi
- Hamilelikte Psikoloji
- Hamilelikte Bulantı
- Bulantı İle Başetme
- Hamilelikte Stres
- Mutlu Bir Hamilelik
- Doğumda Yanınızda
Bulunması gerekenler

- Bebek Gelişimi
- Sakinleştirme Yolları
- Daha İyi Uyuma Önerileri
- Uyku Düzeni
- Emzirme
- Bebeğin İlk Günü
- Bebek Odası
- Yeni Doğan Refleskleri

- Tuvalet Eğitimi
- Duyu Eğitimi
- Dil Gelişimi
- En Çok Yapılan Hatalar
- Sosyal Davranış Gelişimi
- Motor Gelişiminde Eğitim

- Bebeğin Genel Bakımı
- Göbek Bağı Temizlenmesi
- Alt Değiştirme
- Bebek Bezi Ve Pişik
- Banyosu Ve Temizliği
- Giydirilmesi


  
      Öz Bakım Ve Tuvalet Eğitimi
Öz bakım alışkanlıkları kişinin yaşamını rahat bir şekilde sürdürebilmesi ve sağlığını koruyabilmesi için gerekli olan alışkanlıklardır.

Bu alışkanlıkların erken çocukluk döneminde kazandırılması çocukların geleceğine yapılmış en önemli yatırımdır. Uygun çevre desteği ve olumlu bir yaklaşım ile bu alışkanlıklar kolay kazanılır.

      

Giyinme Soyunma Alışkanlığı;
Çocuğa uygun ve giyip çıkarması kolay giysiler seçilmelidir.

• Başlangıçta yavaş yavaş şapka takıp çıkarma, çorap giydirip çıkarma oyunlarla öğretilir. Daha sonra atlet, pantolon, ayakkabı giyip çıkarması öğretilir.
• Öğreten kişi kendisinin giysilerini nasıl giyip çıkarttığını aşama aşama çocukla konuşarak ona bu işlemi gözlemleme fırsatı vermelidir. Sonra da "hadi bakalım, sıra sende" diyerek çocuğu teşvik etmelidir. Oyunlarla sevimli bir ortam yaratılmalı ve çocuğu zorlamadan öğretmelidir.
• Yüreklendirmelerle işlemler tekrar tekrar denenmelidir.
• Çocuğun yaptığı her doğru şey "başını geçirdin, aferin, kolunu çıkarabildin, alkış" gibi sözlerle takdir edilmelidir Takdirler, doğru davranışların pekiştirilmesi için gereklidir. Hem de çocuğa "yapabiliyorum, başardım" duygusunu yaşatır ve güven duygusunun gelişmesini destekler.

Üç yaşına geldiğinde çocuk düğme ilikleyebilir. Bağcık da bağlayabilir. Ancak bu becerileri kazanması öğretilmeli ve uygulama için ona fırsat verilmelidir.

El-Yüz Temizliği Alışkanlığı;
Bu alışkanlıklar da zamanla kazanılmalıdır. Çocuğun önce elini suya değdirmesine izin verilmeli, daha sonra elini kendi yıkamasına özendirilmelidir. Bazı çocuklar suya tepki gösterebilirler Bu çocuklarda zorlayıcı olunmamalıdır.

Suyun sıcaklığı ve ortam önemlidir. Oyunla yaklaşmak işi kolaylaştırabilir. Alışma aşamasında bir oyuncağını birlikte yıkamak, kurulamak ise yarayabilir.Çocuğun neden-sonuç ilişkisini anlayabilmesi için önce elin kirleneceği bir oyun oynanabilir. Sonra da "şimdi ellerimizi yıkamalıyız" uyarısı ile öğreten kişi önce kendisi ellerini yıkamalıdır.

Yapılan işlemler "önce musluğu açmalıyız, elimize sabun almalıyız veya sıvı sabunu elimize akıtmalıyız, sonra da böyle parmak aralarımızı ve avuç içlerimizi ovarak yıkamalıyız" sözleriyle doğru bir şekilde açıklama yaparak gösterilir. Daha sonra "haydi bakalım sıra sende" sözleriyle çocuğun da ellerini yıkaması özendirilir ve eller havluyla kurulanır. Çocuğun lavaboya yetişebilmesi için ayağının altına kaymayan bir yükseltici konmalıdır.

Vücut Temizliği Alışkanlığı;
Banyo için çocuğa uygun ortam hazırlanmalıdır. Kaymaması için banyo küvetine veya leğene özel lastik taban ya da bir kumaş parçası konulabilir. Odanın ısısı ve suyun sıcaklığı ayarlanmalıdır. Sabun, şampuan gibi kullanılacak malzemeler çocuğa uygun olmalı ve ortamda önceden bulundurulmalıdır.

Suya tepkisi olan çocuklarda oyuncaklarla birlikte yıkama yararlı olabilir. Banyoda aceleci davranılmamalıdır. Çocukla işbirliği içinde olunmalı, ona kendini yıkama fırsatı yavaş yavaş verilmelidir. Başına su dökerken ya da duş kullanırken önceden söylenmeli, başlangıçta az miktar su dökülmelidir. Çocuğun kollarını, ayaklarını kendi yıkamasına izin verilmelidir.

Diş Fırçalama Alışkanlığı;
Çocuğun neden- sonuç ilişkisini anlayabilmesi için resimlerden yararlanmak iyi olur. Çürük ve sağlıklı dişler gösterilerek "sen hangisine sahip olmak istersin" sorusu ile hemen her çocuk sağlıklı dişleri göstererek seçimini yapacaktır.

Çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmak için aşağıdaki önlemlerin uygulanması yararlı olur:

• Çocuğa uygun diş macunu ve fırça alınmalıdır.
• Lavabo yüksekliği ayarlanmalı veya çocuğun ayağının altına kaymayan bir yükseltici konulmalıdır. Çocuk işlem sırasında aynada kendini görebilmelidir.
• Öğretici doğru teknikle diş köklerinden ucuna doğru yuvarlak hareketlerle, süpürür gibi kendisi dişlerini fırçalayarak çocuğa gözlem fırsatı vermelidir.
• "Şimdi de sıra sende" sözleriyle çocuğun dişlerini fırçalamasını sağlamalıdır.
• Başlangıçta dişler fırçaya macun koymadan fırçalanmalıdır.
• Diş fırçalama öğretilmeden önce, çocuğa tükürme ve ağzına su alıp çalkalama öğretilmesi işlemi kolaylaştıracaktır.
• Çocuğun doğru yaptığı her şey "fırçayı doğru tuttun", "bak tükürebildin" gibi sözlerle takdir edilmelidir.
• Yüreklendirmelerle fırçalama işlemi tekrar tekrar denenmelidir.

Tırnak kesimi ve saç kesimi alışkanlığı;
Çocuğun her iki işlem için de gözlem yapması önemlidir. Gözlem işi kolaylaştırır ve çocuğun kendini hazır hissetmesini sağlar. Bu alışkanlıklar ilk uygulamada kazanılan alışkanlıklar değildir. Uzun bir emek gerektirirler.

Öğrenme sürecinde peruk, oyuncak bebek, hazır tırnak vb gibi yardımcı malzemeler ile ortam hazırlanması yararlıdır. İşlemden önce çocukla konuşarak işbirliği içinde olunmalıdır. Çocuğa sabırlı ve sevecen yaklaşmalı, istemiyorsa o anda zorlanmamalıdır. Zaman içinde yüreklendirmeler ve doğru davranışın takdiri ile yol alınabilir.

Tuvalet Eğitimi;
Bireysel farklılıklar olmakla birlikte genellikle 15-18. aylar arasında çocukların kas ve sinir sistemleri yeterince gelişerek idrar ve dışkı kontrolü kazanılmaya başlanır. Bu beceriyi kazanırken çevresindeki kişilerden destek almak her çocuğun hakkıdır.

Olumlu eğitim yöntemlerini kullanarak çocukla işbirliği içine girmek öğrenme sürecini çabuklaştırır. Tuvalet eğitimi, çocuğun hiç kimsenin yardımı olmadan idrar ve dışkısının geldiğini fark ederek tuvalete gidip yapması konusunda desteklenmesidir. Bu becerinin kazanılması çocukta güven duygusunun gelişmesine de yardımcı olur.

Annenin çocuğunun çişinin ya da kakasının geldiğini anlayıp onu uyararak tuvalete göndermesi bir tuvalet eğitimi yöntemi değildir.

Tuvalet eğitimine başlama zamanı;
Boşaltım sisteminin kontrolü için organlar genellikle iki yaşa doğru gerekli olgunluğa erişir. Bu nedenle tuvalet eğitimine başlamak için çocuğun iki yaşına yakın (18-24 aylık) olması beklenmelidir.

Bu yaşlardan önce, çocuk idrar ya da dışkı yapma ihtiyacını hissetse bile, bu işlevi kontrol edebilecek becerileri kazanmamıştır. Çocuğun idrar veya dışkı yapma ihtiyacının farkına varması, vardıktan sonra altına yapmadan idrar ve dışkısını tutabilmesi ve istemli olarak gidip tuvalete yapabilmesi için, böbrek, karın kasları, idrar torbası ve beyin arasında uyum oluşması ve ilgili olan bedensel ve zihinsel gelişimin tamamlanmış olması gerekir.

Erken gelişenlerde, örneğin 12. ayda ya da daha önce yürümeye başlayan ve kolay iletişim kurulabilen çocuklarda, bu eğitimin iki yaşından önce başlatılmasında bir sakınca yoktur.
İki yaşından önce çocuk bu süreç için isteksiz olduğunda eğitim için zorlanmamalıdır. Aksi halde ileri yaşlarda kişilik bozuklukları ortaya çıkabilir.

Tuvalet eğitiminin başlatılması için çocuğun zihinsel, bedensel gelişimini gözlemleyerek, süreç için olumlu işaret sayılabilecek becerilerin kazanılmış olduğunu belirlemek gerekir. Bu beceriler aşağıda sıralanmıştır:

• Yardımsız yürümeye başlamış olmak
• Basit cümleler kurabilmek
• Yüzünün değişik bölümlerini gösterebilmek
• Belli yerlere kendi başına gidebilmek
• Ev temizliği, sofra hazırlama gibi basit işlerde anne-babayı taklit ederek yardımcı olmak
• İstenilen bir eşyayı getirebilmek
• Bir eşyayı olması gereken yere koyabilmek
• Gün boyunca en az iki-üç saat kuru kalabilmek
• Tuvalete gitme ihtiyacını yüz mimikleri ve davranışı ile ifade edebilmek
• Bezden rahatsız olduğunu belirtmek.

Çocuk hazır olduğu halde bu eğitime başlanmazsa bazı sorunlar oluşabilir. Genellikle gece alt ıslatmaları eğitime geç başlayan çocuklarda görülmektedir.

İdrarını altına kaçıran çocuk kendisini çevresindeki aynı yaşta olan diğer çocuklarla kıyaslar, Onlar bu beceriyi kazandığı için kendini başarısız olarak görür bu da güven duygusunun gelişmesini engeller.

Tuvalet Eğitiminde Yaklaşım;

• Eğitim için çocuğun ve annenin sorununun olmadığı uygun bir zaman seçilir. Boşanma ölüm, taşınma, çocukta hastalık, annede depresyon gibi durumlarda acele edilmemelidir,
• Öncelikle çocuğun dinleyebileceği bir zamanda, örneğin uykudan kalktığı keyifli bir anda onunla göz teması kurularak böyle bir eğitime başlanılacağı anlayabileceği bir şekilde söylenmeli, hazırlayıcı açıklama yapılmalıdır.
• Birlikte bir oturak, ya da evdeki klozetin üzerine oturtulan bir cihaz alınabilir. Tuvalete oturacaksa, ayağının altına yere rahat basabileceği ek bir yükseltici konulur. Bu şekilde uygun bir ortam hazırlanır.
• Kendi yaş grubundan çişini yapan birisi gözlemletilebilir. "sen de Ayşe gibi çişini klozete/oturağa yapmak ister misin? Ne dersin?" sözleriyle örnek davranış özendirilir.
• Birlikte bezi çöpe atarak "sen büyüdün, haydi klozete oturalım ne dersin?" uyarısı da yararlı olabilir.
• Çocuk belli aralıklarla oturağa veya klozete oturtulmalıdır. Başlangıçta buna tepki gösterebilir, zorlanmamalıdır. Eline bir oyuncak verilebilir. Oturduğunda 10-15 dakika süre ile kısa öyküler okunarak ortama alışması sağlanabilir.
• Anne baba, ara ara çocuğa; "bak, ben de çişimi yapmak için tuvalete gidiyorum' açıklamalarıyla örnek olmalıdır.
• İstemeyerek çişini altına yaptığında göz ardı edilmeli, çocuk hor görülmemeli, azarlanmamalıdır. Aksi takdirde çocukta suçluluk duygusu gelişebilir.
• Sevecen ve yumuşak ses tonuyla iletişim kurulmalıdır.
• Çocuk kendi başına çişini tuvalete yaptığı zaman mutlaka övülmelidir. Takdir manevi ödüller şeklinde olmalıdır. Sıcak bir öpücük, alkış, kucaklama, oyun oynama, parka gitme şeklinde yapılan takdir, olumlu davranışı pekiştirir. Güven duygusunun gelişmesine de yardımcı olur.
• İdrar ve dışkı kontrolü kazanıldığında çocuk bazen altına çiş ya da kakasını yapıyorsa yeniden bezlenmemelidir. Bu yaklaşım öğrenmeyi geciktirir. Gündüzleri kontrol kazanıldığında çocuk gece de bezlenmemeli, olacak kazalara karşı çarşaf altına plastik örtü konularak tedbir alınabilir. Bezlemek çocuğa: "ben önlemimi aldım, sen altına çiş yapabilirsin" mesajı verir. Bu da çocukta çelişki yaratır.
• Tuvalet eğitimi tamamlandıktan sonra çocuğa dört-beş yaşlarında temizlik alışkanlığı da öğretilmelidir. Önce anne idrar/dışkı kalıntılarını siler. Sonra çocuğa tuvalet kağıdı vererek, çocuğun denemesini sağlar. Kız çocuklarında dışkının idrar yoluna bulaşmaması için alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması önemlidir. Temizlik için en iyi temizleyici sudur. Sabun ve temizlik mendilleri iç deriyi zedeleyeceğinden kullanılması önerilmez.

Tuvalet Eğitiminde Başarı İçin Önlemler;

• Gündüzleri, çocuğa bol sıvı verilmeli, ancak, akşam geç saatlerde süt, meyve suyu gibi sulu gıdalar verilmemelidir. Sıvılar uykudan en az iki saat önce kesilmelidir.
• Eğitime başlarken çocuk görmeden, çarşaf altına yatak koruyucusu konmalıdır.
Alıştırma külotlarından da yararlanılabilir.
• Gündüzleri çocuğun üç-dört saatte bir tuvalete gitmesi desteklenmelidir.
• Temizlik sırasında ellere "pis" demek doğru değildir. "Eller kirlenince yıkanır" mesajı benimsenmelidir.
• Korkutmak, tehdit etmek, ad takıp alay etmek, suçlamak hiçbir zaman yapılmaması gereken yaklaşımlardır.
"Babana söylerim, parka götürmem, çikolata yok, çişli, kakalı çocuk, annen olmam, polise veririm, poponu yakarım" gibi tehditler "sen sorumsuz ve beceriksiz çocuğun tekisin" gibi aşağılamaların eğitimde yeri yoktur.
• "Hadi çabuk oturup yap" gibi emir vermek yerine "bir bak bakalım" "çiş gelmiş mi, oturalım mı" teklifleri tekrarlanmalıdır.
• Başka biriyle kıyaslamak "bak kardeşin altına hiç çiş yapıyor mu?" gibi sözler çocukta kıskançlık duygusunun artmasına sebep olur. Bir yararı olmadığı gibi kıyaslanan kişiyle ilişkiyi bozabilir.
• En kaçınılması gereken durum ise fiziksel şiddettir. Kulak çekmek, çimdik atmak, tartaklamak, eline veya poposuna vurmak gibi davranışlar şiddet kapsamına girer. Asla uygulanmamalıdır.
Olumsuz yaklaşımlar öğrenmeyi geciktirir, çocuk-yetişkin ilişkisini bozar. Çocukta güven duygusunun gelişimini engeller, zihinsel, sosyal, duygusal, bedensel gelişimin geri kalmasına yol açar.





 
 


Copyright © 2014 İrmet Hospital
Namık Kemal Bulvarı No: 17 Tekirdağ / Çerkezköy - Türkiye - Tel : +90 (282) 725 44 44(Pbx) Faks: +90 (282) 725 44 40



Bebek İstiyoruz   Bebeğim Yolda   Bebeğim Geldi   Bebeğim Büyüyor   Bebeğimin Bakımı
         
Gebelik Öncesi Gebelik Takvimi Bebek Gelişimi Tuvalet Eğitimi Bebeğin Genel Bakımı
Riskli Faktörler Hamilelikte Psikoloji Sakinleştirme Yolları Duyu Eğitimi Göbek Bağı Temizlenmesi
Gebeliğe Hazırlık Hamilelikte Bulantı Daha İyi Uyuma Önerileri Dil Gelişimi Alt Değiştirme
  Bulantı İle Başetme Uyku Düzeni En Çok Yapılan Hatalar Bebek Bezi Ve Pişik
  Hamilelikte Stres
Emzirme Sosyal Davranış Gelişimi Banyosu Ve Temizliği
  Mutlu Bir Hamilelik
Bebeğin İlk Günü Motor Gelişiminde Eğitim Giydirilmesi
    Bebek Odası    
    Yeni Doğan Refleskleri